Thomas Mann etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Thomas Mann etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2012 Salı

Düşkün - Thomas Mann




"Denizi ilk gördüğüm günü sık sık düşünürüm. Deniz büyük, deniz geniş, bakışlarım kıyıdan ayrıldığında doyuma ulaştığını umardı: Ama orada çok gerilerde ufuk vardı. Neden benim de bir ufkum var? Yaşamdan sonsuzluğu bekledim hep." 

"İntihar nedir? Özgürce seçilmiş ölüm? Ama hiç kimse özgür olmadan da ölmez ki. Zayıflığın ayrımı yapılmaksızın yaşamdan vazgeçiş ve kendini ölüme sunuş. Bu zayıflık ya ruhsal ya da sürekli bedensel bir hastalığın sonucudur. Belki de her ikisinin. Yani kişi önce kendinle anlaşır ve ardından ölür..."

3 Temmuz 2012 Salı

Tonio Kröger - Thomas Mann






"İki dünya arasındayım. Her ikisinde de rahat edemiyorum. Bu yüzden işim zor. Siz sanatçılar benim bir burjuva olduğumu söylüyorsunuz, burjuvalarsa beni tutuklamaya kalkıştı... hangisi beni daha çok incitti bilemiyorum. Burjuvalar aptal; ama güzelliğin hayranları olan sizler, benim ağırkanlı olduğumu, özlemlerim olmadığını söyleyenler, hiçbir özlemim sıradanlığın hazlarından daha tatlı ve dokunaklı olmadığını savunan bir sanatçılık anlayışı da olduğunu unutmamalısınız; hem kökeni ve kaderi itibarıyla öylesine derin ki bu sanatçılık anlayışı..."

"Fakat Tonio Kröger daha bir hayli zaman soğuyan mihrabın önünde durdu, yeryüzünde sadakatin mümkün olmadığını hayret ve hayal kırıklığı içinde gördü, sonra omuzlarını silkti ve yoluna devam etti." 

"Beş dakika önce şuracıkta bir meslektaşa rastladım, hikayeci Adalbert'e. "İlkbahara lanet olsun" dedi bana haşin edasıyla. "Mevsimlerin en kötüsü, öyle de kalacak." "Biraz eşince büsbütün bayağı ve bir işe yaramaz oldukları meydana çıkan yersiz duygu sizi rahatsız ederken ve bütün kanınız uygunsuz bir biçimde karıncalanırken makul bir fikir kavrayabilir misiniz, ufacık bir nükte yapmak, ufacık bir tesir elde etmek için sükunetle çalışabilir misiniz, Kröger? Ben kendi payıma kahveye gidiyorum. O, mevsim değişmelerinden müteessir olmayan, tarafsız bir mıntıkadır. Görüyorsunuz, kahve edebiyatın elalemden uzak ve yüksek bir katıdır, orada insana ancak asil fikirler gelebilir." Ve kahveye gitti, belki ben de onunla birlikte gitseydim, daha iyi ederdim. "

"Edebiyat bir ilham değildir, o bir lanettir."

"Unuttum mu sizleri?" dedi kendi kendine, "hayır asla! Unutmadım, ne seni Hans, ne de seni sarışın Inge! Sizin için çalışıyorum ben, alkışları işitirken, yan gözle etrafıma bakıyorum, sizin de katıldığınızı görmek için.. Don Carlos'u okudun mu  şimdi Hans Hansen, bahçenizin kapısı önünde vadettiğin gibi? Okuma onu! Bunu senden istemiyorum artık. Yalnız olduğu için ağlayan o kraldan sana ne? Parlak gözlerini şiirlerin ve melankolik fikirlerin üstünde bulandırma ve soldurma..."


Thomas Mann - Tonio Kröger

28 Haziran 2012 Perşembe

Venedik'te Ölüm - Thomas Mann



"Derin bir takım nedenlerden dolayı denizi seviyordu: Bu sevgi çok çalışmış, dünyanın soluk aldırmayan çeşitliliği karşısında basitin, genişin koynuna sığınmayı özlemiş sanatçının sessizlik gereksinmesinden doğuyor, parçalanmamışa, ölçüsüze, ebediye, hiçliğe karşı duyduğu o yasak, görevlerine tamamen aykırı, işte asıl bunun ayartıcı eğiliminden ileri geliyor. Kusursuz uğruna didinen, mükemmelde dinlenmeye can atar; hiçlikse mükemmelin bir biçimi değil midir?" (sayfa 48)

" Bu atılım onu gersin geri götürecek, onu asıl kişiliğine iade edecekti; şu da var ki kendinden uzaklaşmış bir kimse için, tekrar kendini bulmaktan daha sıkıntılı bir şey olur muydu?" (Sayfa 92)